İdeal Bir Portföyde Kaç Adet Hisse Senedi Bulundurulmalıdır?

Riski azaltmak için bir portföyde kaç adet hisse senedi bulundurulmalıdır? Kaç adetten sonra hisse sayısını artırmanın etkisi en aza iniyor? Bu sorulara cevap bulmak için istatistiksel tekniklerden yararlanmak gerekiyor. Yıllarını bu işe vermiş borsa konusunda tecrübeli 100 kişiye bu soruları yöneltsek muhtemelen hepsi farklı şeyler söyleyecektir. Bundan dolayı sübjektif bir sonuç yerine objektif bir sonuca ihtiyaç duymaktayız.

Not: Eğer içeriği okumak için üşeniyorsanız en altta bu içeriğe ait YouTube videomuz mevcuttur. Tıklayarak videomuzu da izleyebilirsiniz 🙂

Riski azaltmak için portföyümüzde kaç tane hisse senedi bulundurmalıyız? Kaç hisse senedinden sonra portföyümüzün riski en aza iniyor?

Bu soruya cevap vermek için iki farklı tarih aralığında BİST’te işlem gören hisse senetleri üzerinden yaptığımız analiz sonuçlarına birazdan değineceğiz.

“Bir portföyde riski en aza indirmek için kaç hisse bulundurulmalı?” sorusuna yanıt bulmak amacıyla Dr. Serkan Ünal’ın 7 Eylül 2019 tarihinde atmış olduğu twit dizisine bakalım: Serkan Bey’in yapmış olduğu bu analizde 2016-2019 arası 3 yıllık süreçte “bütün hisseler arasından portföyümde “X” tane hisse bulundurmuş olsaydım maksimum kazancım ortalama ne olacaktı? Minimum kazancım minimum kaç olacaktı? Ve en önemlisi risk miktarım ortalama ne olacaktı?” sorularına yanıt aranmıştır.

Bu X sayısı için sırasıyla 3, 5, 10, 30, 50, 100 ve 200 hisseden oluşan ve her bir gruptan 10 tane portföy oluşturulacak şekilde farklı portföyler incelenmiş. Burada portföylerde yer alan hisse senetlerinin portföydeki ağırlıklarının hepsinin eşit olduğu varsayımı altında yapılmış.

Mesela 3 hisseli bir portföyün riskini belirlemek için 3 hisseye sahip 10 farklı portföy (bkz. soldaki grafik),

5 hisseli bir portföyün riskini belirlemek için 5 hisseye sahip 10 farklı portföy (bkz. soldaki grafik)

200 hisseli bir portföyün riskini belirlemek için 200 hisseye sahip 10 farklı portföy oluşturmuş (bkz. soldaki grafik).

Ve bu işlemler bilgisayara yaptırılmış. Yani portföyler tamamen rastgele oluşturulmuş. Toplamda 7*10=70 farklı portföy oluşturulmuş. Aşağıdaki grafik Dr. Serkan Ünal’ın yapmış olduğu çalışmanın sonucudur. Onun yorumuna göre “10’ar adet farklı portföy arasındaki standart sapma değerinin ve maksimum ile minimum getiriler arasındaki farkın hisse sayısı 50’yi geçtikten sonra artık düşmemeye başladığı görülüyor” şeklinde olmuştur. Yani 30 ya da 50 hisseden sonra çeşitlendirme anlamını yitirmektedir.

Bir başka deyişle: Hepsi eşit ağırlığa sahip 30 hisseden oluşan bir portföy oluşturmanın riskiyle 100 hisseden oluşan bir portföy oluşturmanın riski nerdeyse aynıdır. Bu çalışmayı farklı bir senaryoda değerlendirip içerik haline getirebilmek için ve sonuçlarının benzerliğinin olup olmamasını tespit etmek için Serkan Bey’den izin aldık ve biz de kendi analizimizi yaptık. Analiz şu şekildedir:

Birinci çalışma: 13 mayıs 2013 ve 9 Mart 2020 dönemini kapsıyor. Yani 7 yıllık oldukça uzun bir süre.

İkinci çalışma ise 18 Haziran 2018 ve 17 Ekim 2019 dönemini kapsıyor. Yani yaklaşık 16 aylık bir süre. Diğerine nazaran kısa bir vade.

Serkan Bey’in yaptığı çalışmadan farklı olarak 15,20,75 ve 150 hisse senedinden oluşan farklı portföylerden de oluşturduk ve her gruba ait 50 farklı portföy oluşturduk (bkz. alttaki görsel).

5 hisseden oluşan 200 farklı portföy (temsili görsel)

Serkan Hoca’nın oluşturduğu her bir gruba ait 10 hisse senedinden farklı olarak 50 sayısını seçmemizin sebebi her bir gruba ait değerlerin normal dağılıma sahip olmasını istememizden kaynaklanmaktadır. Neticede toplamda 11*50=550 farklı portföyün değerlendirildiği 1. Çalışmanın sonucu aşağıdaki görselde verilmiştir.

Birinci çalışmanın sonucu

Birinci çalışmanın tarih aralığı olan 13 Mayıs 2013 ile 9 Mart 2020 tarih arasında BİST100 yaklaşık %19 değer kazanmıştır. Buradan da bir önceki içeriğimiz Borsanın Şifresi videosuna gönderme yapmış olalım. Grafikteki üst taraftaki yeşil çizgiler her bir grup için oluşturulmuş 50 farklı portföyün maksimum getiriye sahip olan portföyünü temsil etmektedir. Örnek olarak 20 hisseli 50 farklı portföy arasından en yüksek getiriyi sağlayan portföy %483 getiri sağlamış. Alt taraftaki kırmızı çizgiler ise minimum değerleri göstermektedir. En düşük getiriyi sağlayan portföy ise 20 hisseli örnekte %84 olarak karşımıza çıkmaktadır. Bakın tekrar edelim: bu 7 yıllık süreçte Bist100 sadece %19 artmıştır. Rastgele 20 hisse senedinden oluşturulmuş bir portföyün en kötü getirisi bile %84 olmuş. Bunlar rastgele yapılıyor. Beyaz çizgiler her 50 portföye ait standart sapmaları temsil ediyor. Standart sapmaları en düşüğü 1 en yüksek 10 olacak şekilde standartlaştırdık.

Burada 1 en az riskli portföy 10 ise en riskli portföy anlamına gelmektedir. 8-10 arasında yüksek risk, 6-8 yüksek orta risk, 4-6 arasına orta risk, 2-4 arasında düşük orta risk, ve 0-2 arasında düşük risk grubu dersek: Burda 0 riskini bütün hisse senetlerini elinde bulundurmak olarak kabul ediyoruz (bkz. sağdaki görsel).

Risk seviyeleri ve anlamları

Birinci çalışmanın sonuçlarına göre portföyde;
3-5 civarında hisse bulundurmak yüksek riskli,
5-10 araslığında hisse bulundurmak yüksek-orta riskli,
10-15 arasında hisse bulundurmak orta riskli,
20-50 arasında hisse bulundurmak düşük orta riskli,
50 hisseden sonra riskin yavaşça azaldığını görüyoruz. Yani Dr. Serkan Ünal’ında belirttiği gibi 50 hisseden sonra çeşitlendirme anlamını yitirmektedir. Bu sonuca bu çalışmada da doğal olarak ulaşmış oluyoruz.

Gelelim ikinci çalışmaya. Aşağıda yer alan veriler 18 Haziran 2018 ve 17 Ekim 2019 arasındaki hisse değerlerinden türetilmiştir. Yaklaşık 16 aylık bu süreçte BİST100 %1,18 artmıştır.

Bir önceki örneğe göre nispeten daha kısa bir vade olan bu süreci incelediğimizde benzer sonucun oluştuğunu görüyoruz.

Bu analiz sonuçlarına göre;
Portföyünde 3 hisse senedi bulundurmak yüksek riskli,
5 hisse bulundurmak yüksek-orta riskli,
10 hisse bulundurmak orta riskli,
15-50 arasında hisse bulundurmak düşük orta riskli,
50’den sonra da riskin riskin yavaşça azaldığını görüyoruz.

Yani yeniden anlıyoruz ki riski sevmeyen yatırımcılar için 50 hisseden sonra çeşitlendirme anlamını yitiriyor.

Orta riski seven yatırımcılar portföylerinde 10-20 arasında hisse bulundurması analiz sonuçlarına göre kafidir.
Orta riskli yatırımcılara nazaran daha az riskli yatırımcılar olan ve düşük-orta riskli yatırımcılar kategorisine giren yatırımcıların ise 20-50 arası hisse bulundurmaları yeterlidir.

Tabi bu analiz sonuçlarına göre konuşuyoruz. Ayrıca hisse senedi sayısı arttıkça riskin de azaldığını unutmamamız gerekmektedir. 50 hisseden sonra riskin azaldığını görüyoruz, fakat artık anlamlı bir azalma kaydedemediğini de görmüş oluyoruz.

Bu konuyla alakalı YouTube videomuzu da isterseniz izleyebilirsiniz. Bu sayede grafikler daha da anlam kazanabilir.

Youtube: Bireysel Yatırımcı

Twitter: @menkulanalisti

 4,079 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.